Kök İnanç

1613

Sağlıklı insanlar ister farkında olsun ister olmasın, bilinçaltlarının yapılandırdığı karakterleri ile yönetilirler. Bilinçaltı çevreden edindiği bilgiler doğrultusunda kişinin karakterini yönetecek olan bu kayıtları neredeyse anne karnındayken toplamaya başlar ve ölene kadar bir kayıt makinesi gibi bütün bilgileri kaydeder. Ancak bu kayıtların en önemlileri 0 – 9 yaş arasındaki kayıtlarda saklıdır. Çünkü hayatımıza yön verecek olan bu kök inançların neredeyse hepsi bu yaş aralığında oluşur. Kök inançların bir tür oto hipnoz olduğu söylenebilir ve ne yazık ki çoğunlukla kazara oluştuğu için olumsuz yansımaları olumlu yansımalarından çok daha sık ve barizdir.

Bu Kök İnançlar Nedir Ve Nasıl Oluşurlar?
Genelde sorunun temelini anne, baba veya öğretmen gibi otorite figürlerinin tekrar ettikleri (beceriksizsin, korkaksın, tembelsin, senden adam olmaz gibi) olumsuz ve cesaret kırıcı sözler oluşturur. Çocuk bu duyduklarını birkaç olumsuz deneyim ile pekiştirerek bütün ömrünü etkileyecek olan hatalı inanışın kaydını kolayca yapar. Ayrıca ebeveynlerin; “çok para haramsız olmaz”, “çok güldük ağlayacağız” “ekmeksiz karın doymaz” gibi telkinleri de henüz bilişsel mantığı gelişmemiş çocuğun bu telkinleri süratle içselleştirmesine ve yanlış kayıtlar yapmasına yol açabilir.

Bunların yanı sıra kişilerin kendi kendilerine verdikleri bilinçsiz telkinlerden doğan etkiler de vardır. Bu inançlar çok geniş bir aralıkta olabilmekle birlikte en sık rastlanan örnekleri “çok şanssızım”, “bütün aksilikler beni bulur”, “elimi attığım şey kurur”, “ben teknoloji özürlüyüm” şeklindedir.

Yapılan çalışmalarda kişilere kök inançlarının hatalı olduğunu net bir şekilde gösterseniz bile bu inanç sistemlerine sıkı sıkı bağlı kaldıkları ve koruma içgüdüsüyle hareket ettikleri görülmüştür. Aslında bir tür kötü hipnoza maruz kalan bu insanların durumu her türlü doğru bilinçaltı yaklaşımı ile süratle giderilebilir.