Çekiciliğin Bilimi

338

Çekicilik güzel olmaktan oldukça farklı bir kavram. Güzelliğin tanımı kültürlere, coğrafyaya, cinsiyete, yıllara hatta modaya göre değişebiliyor iken çekicilik hiçte öyle değil. Kadın yada erkek, aslında çok güzel görünen birisi olduğunuz halde hiç çekici olmayabilir hatta itici birisi bile olabilirsiniz.
Bu konuda söylenebilecek çok şey var ancak öncelikle çekicilik kavramının sadece cinsellik ile ilgili olmadığını belirtmeliyim. Cinsellik dışında bize çekici gelen pek çok unsur var hatta bazen cinsellik çekiciliği ortadan kaldıran bir unsura bile dönüşebiliyor.
Aslında çekici olmak sadece insanlar için değil bütün canlılar için çok önemli. Öyle ki doğada ki herhangi bir canlı eğer çekici değil ise hayatta kalma şansı daha en baştan çok azalacaktır.
Çekiciliğin temeline yani bilinçaltına indiğimizde ise bütün canlıların en güçlü dürtüsü karşımıza çıkıyor. Yeme içme veya seks filan değil, en güçlü dürtü sadece hayatta kalma.
Bilinçaltı teferruatlı işlerden anlamaz, onun devamı için öncelikte hayatta kalması, hayatta kalması için ise ilk önce güvenliğe ihtiyacı vardır. Diğer bütün istekler bu aşamadan sonra geliyor olsa da bilinçaltı için iç güzellik hiçbir aşamada yer almaz.
Tehlikede olup olmadığını bir bakışta anlamak için evrimsel olarak bütün canlıların zihnine kodlanmış olan bazı ortak kriterler var. Evet doğru okudunuz, yani toplumları ve kültür değerlerini bir yana bırakın, bu beklentilerin sahibi ister bir ayı isterse bir insan olsun kriterler neredeyse aynı.
Temel çekiciliğin sağlanması için önce bu güvenlik konusunun hallolması şart, aksi takdirde sahip olacağı iticilik hayatta kalma veya ödüllere ulaşma şansını azaltacaktır.
Evet ne dedik, güvenlik. Peki karşımdaki canlının benim için bir tehdit olup olmadığını nasıl anlayacağım. Aslında her gün yüzlerce defa yaptığımız bu analizi yaparken bir çoğumuza yürek ısıtan bu resimde olanlar ile başlayacağız. Ancak tanımlamayı anlamak için 6 yaşındaki bir çocuğun anlayacağı basitlikte düşünmelisiniz.
Peki bu “aaa canımmm” dedirten resimde neler var?
-Genel olarak küçük bir beden
-Büyük bir alın
-Büyük gözler
-Çıkık veya belirgin elmacık kemikleri
-Yüzüne göre küçük bir burun
-Küçük bir çene

Bütün bu mesajlar o canlının hassas ve kırılgan bölgelerinin apaçık ortada olduğunu, kolayca zarar görebileceğini ve bizim için tehdit olmayan bir edilgen olduğuna karar vermemize yol açar. Resimdeki ayı yavrusuna dair olumsuz hisleri olan var ise bu mesajları kedi yavrusu, köpek yavrusu, insan bebekler hatta kendisine itici gelmeyen kadınlar gibi pek çok canlılarda da gözlemleyebilir. Bu yazıda edilgen terimini olayın sadece dişi ile değil bunun yanında bebekler gibi cinsiyet ve hatta türün bile belirleyici olmadığına vurgu yapmak için kullandım.
Konuya dönelim, bir düşünsenize, mesela insan bebeği iri vücutlu, küçük alınlı, kısık gözlü, elmacık kemikleri pek olmayan, büyük burunlu ve geniş çeneli bir canlı olarak doğsaydı. Bu bebeğin edilgen olması gereken eril görünümü belki kendi annesin değil ama diğer canlıların vicdani hislerine muhalefet edecek ve hayatta kalma şansını azalacaktı.
Anlaşılır sebeplerle kozmetik, estetik ve makyaj sektörü bu edilgen temel mesajları taklit etmeye çabalar. Bu yüzden ürünler veya operasyonlar ile alınlar belirgin, elmacık kemikleri çıkık, gözler olduğundan daha büyük, çeneler ve burunlar küçük gösterilmek zorundadır. Aksi takdirde ortaya tehdit unsurları içeren bir görünüm çıkar ve o canlı bize daha en baştan itici gelmeye başlar.
Bu birincil edilgen çekicilik unsurları hallolduktan daha sonra sıra ikincil edilgen çekicilik unsurlara gelir. Artık işin içine cinsel çekiciliğin girmeye başladığı bu aşamada; alt dudaktan çok ince olmayan üst dudaklar, aslında hormon yapısı hakkında bilgi veren sivilcesiz bir ten, yaş konusunda da bilgi veren ince bir ses, doğurganlık mesajları veren göğüs ve kalça ölçüleri gibi hususlar bu aşamada önem kazanır.
Özellikle etrafta fazla sayıda edilgen unsur yani rekabet bulunduğunda bu sefer sıra üçüncü edilgen çekicilik mesajlarına gelir. Bu aşamada yüzdeki altın oran, kirpikler, vücut kokusu, kaşlar, ıslak dudaklar gibi unsurlar ile başlayıp çok daha çekici olmak uğruna türlü geri zekalılık seviyelerine kadar varabiliyor.
Özellikle bu aşamada aslında iç güzellikten zerre kadar anlamayan bilinçaltı yüzünden karşısındaki edilgenin sevgi dolu, temiz, sadık, iyi huylu, cici bir canlı olduğu sanrısısı ile sonradan pişman olacağı pek çok şey yapabilir.
Ancak bu edilgen çekicilik mesajları karşısındakinin kendini güvende hissetme hatta bazen o edilgeni “koruma” iç güdüsünü tatmin ettiği halde edilgenin psikolojik ve evrimsel ihtiyacı olan (aynı zamanda güvenliğin ikinci şartı olan) korunma iç güdüsünü karşılamayacaktır.

İşte bu seferde edilgen için eril çekicilik, yani erkeğin çekiciliği önem kazanmaya başlıyor. Erkeğin çekiciliği konusundaki birincil beden mesajları ise;
-Göreceli olarak büyük bir beden
-Sığ bir alın
-Küçük gözler
-Elmacık kemiklerinin küçük olması
-Geniş bir burun
-Geniş bir çene

Fark ettiyseniz edilgen çekiciliğin aksine, zarar görmeye açık bölgeleri daha küçük olduğu halde fiziksel olarak daha güçlü olduğunu ileten bu mesajlar erkeğin gerektiğinde hem dişisini hemde o dişinin yavrusunu koruyabileceğini anlatır. Ancak bu aşamada erkeğin gücü ile tehditkarlığı arasında bir denge kurması gerekir. Keza edilgen, aşırı gücün kendisine de zarar vereceğini içten içe bilir. Bu sebeple mesela aşırı kaslı erkekler çoğu kadına itici gelir.
Ancak edilgenin bilinçaltı yüksek korunma arzusu ile genelde kararını bu aşamada çoktan vermiş olduğundan aslında sonraki aşamaları verdiği bu kararı iyice pekiştirmek için kullanır. Yine iç güzellikten anlamayan bilinçaltı yüzünden edilgenin baltasının da başka bir baltaya denk gelmesi çoğu zaman kaçınılmazdır.
Eril çekicilik kavramında temel görsel temalar hallolduktan sonra ikinci aşamada hormon yapısı hakkında bilgi veren vücut tüyleri, kalın bir ses tonu ve geniş omuzlarının yanı sıra erkeğin kendi yavrularına sunacağı gıda kalitesi hakkında bilinçaltı mesajları verecek karın kasları bile sayılabilir. Tabii mesele insan olunca erilin üye olduğu sosyal çevre ve maddi imkanlarının kesin bir çekicilik unsuru haline gelmesi kaçınılmaz olduğu kadar aslında doğaldır.
Eril çekiciliğin üçüncü aşamasında ise kendine güven ve zeka yer alıyor. Ancak bu aşamada  eğer kendine güven yerini küstahlığa veya zeka yerini ukalalığa bırakırsa bu seferde bir çuval incir aslında bir geri zekalılığa kurban gidebilir.