O Hale Kekik Yiyerek Gelmiyorlar

1441

İster ağaç olsun ister hayvan, o canlının görsel olarak benzerlerinden daha heybetli olması, onu görenlerin bilinçaltında o canlının daha güçlü, kuvvetli, dayanıklı ve hatta daha sağlıklı olduğuna dair evrimsel mesajlar veriyor. Nitekim doğal ortamda bu mesaj çoğunlukla doğrudur, eğer daha heybetli ise genetik özellikleri daha üstündür ve hayatta kalma becerileri daha gelişmiştir. Hatta bu subliminal mesaj öyle güçlü ki bırakın canlı şeyleri çoğu zaman kimin evi daha büyük veya arabası daha hızlı ise O’na sahip olan kişinin daha güçlü olduğu hakkında güçlü kanaatler oluşturur. Gerçi sistem böyle olmasaydı zaten kimse havalı şeylerin peşinde koşmazdı ama bazen devreler iyice karışıp, kişiyi obeziteye götüren bir bilinçaltı süreci bile ortaya çıkabiliyor. Ancak işin içine insan icadı girince işler her zaman bambaşka bir hal alıyor. İşte bakanlara maşşallah derdirten bu heybet algısı Kurban Bayramında da türlü pazarlama yöntemlerine hizmet edebiliyor.

Özellikle Kurban Bayramının yaklaştığı bu zamanlarda, bazı büyük baş hayvan üreticileri, çoğu zaman içindeki maddenin ne olduğunu, ne yapacağını bile bilmeden “kilo aldırıcı”, “besi yapıcı”, “hastalık önleyici”, “vitamin” filan gibi isimler ile hayvanlarına 1960’lar da icat edilmiş bazı anabolik/androjen maddeler, yani büyüme hormonları verildiği bir gerçek. Bu amaçlar için veterinerlikte kullanılan en popüler madde olan trenblone ve testestoron karışımı olan anabolik enjeksiyonlar hayvanlarda önce (birincil etki) çok büyük oranda kas oluşumunu daha sonra ise (ikincil etki) aromatizasyon etkisi yüzünden artan kadınlık hormonları sebebiyle yağlanmayı sağlıyor.

Düşünsenize, hayvan önce dev gibi büyüyerek kaslanıyor, daha sonra bu kasın üzerine yağlanıyor, üstüne üstlük görende dönüp “vaay be” diyerek bir daha bakıyor, kurban bayramında onu alacak kişinin de ne kadar güçlü olduğuna dair mesajlar verebildiği için buna ihtiyacı olan 30 kişi bir araya gelip bir hayvanı almaya kalkabiliyor.

Ancak bu ilaçların birincil etkisi (erkeklik hormonu) altındaki hayvan etlerinde bulunan yoğun anabolik maddeler prostat büyümesi, prostat kanseri, karaciğer, böbrek sorunları ve kellik yaparken ilacın birincil etkileri geçtikten sonra bu sefer ortaya çıkan ikincil etki (kadınlık hormonu) ise meme dokusunda büyüme, ereksiyon sorunları, hamile kalamama, meme kanseri, rahim kanseri gibi sonuçlar doğurabiliyor.

Şimdi nereden nereye, özetle; hayvanların bebeklerini lütfen yemeyin ancak unutmayın ki o maşallah demeden duramadığımız devasa hayvanlar o hale kekik yiyerek gelmiyor. Bilinçaltınız ne derse desin, ırk özelliklerinden daha büyük olan devasa hayvanların yenmesi insanı her türlü hasta eder. Siz siz olun, kurbanlık olarak da büyüklüğe takılmadan ortalama boyutlarda sağlıklı hayvanları tercih edin.