Çalışmanın temel amacı, sağlıklı aile yapısının çocukların davranışsal ve duygusal gelişimi üzerindeki etkisini incelemek ve muhtemel riskleri belirlemektir.
Bu çalışma, aile ilişkilerinin 7–12 yaş arasındaki çocuklarda görülen davranış sorunları üzerindeki etkisini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Araştırmada aile içi ilişkilerin, anne ve baba arasındaki uyumun ve çatışmaların çocuklar üzerindeki etkileri; ekonomik, sosyal ve demografik yönleriyle incelenmiştir. Elde edilen sonuçlar farklı bilim alanlarının bakış açısıyla değerlendirilmiştir.
Çalışmanın temel amacı, sağlıklı aile yapısının çocukların davranışsal ve duygusal gelişimi üzerindeki etkisini incelemek ve muhtemel riskleri belirlemektir.
Araştırma, St. Clements Üniversitesi adına Prof. Dr. Derya Berrak ve Prof. Dr. Kürşat Şahin Yıldırımer’in başkanlığında tarafımdan gerçekleştirilmiştir. Çalışmaya İstanbul’daki devlet ve özel okullarda eğitim gören 7–12 yaş arasındaki 172 çocuk katılmıştır.
Araştırmada veri toplama araçları olarak Aile Değerlendirme Ölçeği, Achenbach Çocuk Davranış Listesi ve sosyodemografik bilgileri belirlemek amacıyla hazırlanan Demografik Bilgi Formu kullanılmıştır. Elde edilen veriler SPSS 26.0 programı, tanımlayıcı istatistikler ve regresyon analizi gibi yöntemlerle incelenmiştir.
Araştırma sonuçları, aile içindeki işlevlerin sağlıklı şekilde yürütülmesi durumunda çocuklardaki davranış sorunlarının önemli ölçüde azaldığını göstermiştir. Özellikle aile içindeki güçlü iletişim, problem çözme becerisi, rollerin açık olması ve duygusal destek; çocukların sosyal ve duygusal uyumunu güçlendirmektedir.
Buna karşılık aile içindeki çatışmaların, anne ve baba arasındaki uyumsuzluğun ve aile düzenindeki bozulmaların çocukların davranış sorunlarını artırdığı görülmüştür. Ayrıca ailenin ekonomik durumu, ebeveynlerin eğitim düzeyi ve çocukların yaşadığı çevrenin de aile yapısı ve çocukların davranışları üzerinde önemli etkileri olduğu belirlenmiştir.
Bu sonuçlar; aile çalışmaları, çocuk psikolojisi ve eğitim alanlarına katkı sağlamaktadır. Bu doğrultuda çocuklara yönelik destekleyici eğitim programlarının yaygınlaştırılmasının ve aile içi iletişimin güçlendirilmesinin önemi açıkça görülmektedir.